|
Tarihin Yeniden Yazıldığı Yer: Şanlıurfa Turizminin Gücü ve Gelecek Stratejisi
Değerli Okurlar,
Köşe yazılarımızın ilk iki bölümünde Şanlıurfa’nın muazzam tarım potansiyelini ve bu potansiyeli taçlandıracak tarımsal sanayi hamlesini ele almıştık. Bugün ise zincirin üçüncü ve belki de tüm dünyada en hızlı ses getirecek halkasına, yani Şanlıurfa Turizmine odaklanıyoruz.
Şanlıurfa, sadece Türkiye’nin değil, dünya kültür tarihinin de en büyük hazinelerinden biridir. Ancak bu hazineyi sadece seyretmek yetmez; onu doğru yönetmek, korumak ve küresel bir çekim merkezine dönüştürmek zorundayız.
İnanç Turizminden Uygarlık Tarihinin Merkezine
Şanlıurfa, uzun yıllar boyunca haklı olarak inanç turizminin, Halil-ür Rahman’ın, Hz. İbrahim’in ve enbiyaların şehri olarak anıldı. Bu manevi miras bizim en büyük zenginliklerimizden biridir. Fakat son yıllarda arkeoloji dünyasında yaşanan gelişmeler, Urfa turizminin sınırlarını dünya çapında bambaşka bir boyuta taşıdı.
İnsanlığın avcı-toplayıcı dönemine ait ezberleri bozan Göbeklitepe, turizmimizin lokomotifi haline geldi. Radarlarla yapılan etütlerde 90 bin metrekarelik (yaklaşık 20 futbol sahasına eşdeğer) devasa bir alanda en az 20 tapınağın daha yer altında olduğu tespit edildi. Henüz çok küçük bir kısmı gün yüzüne çıkarılmasına rağmen , üzerindeki aslan, boğa, turna ve akrep gibi kabartmalarla dünyanın en eski plastik sanat merkezine bakıyoruz.
Dahası, bu yapıların 15 bin yıl önceye, yani Buz Devri’nin hemen sonrasına dayanan kökleri var. İnsanoğlunun yerleşik hayata geçişini ve tarlada buğday yetiştirme serüvenini başlatan bu devasa inanç merkezleri, Şanlıurfa’yı sıradan bir gezi rotası olmaktan çıkarıp tüm insanlığın "kendi köklerini aradığı" küresel bir destinasyon haline getiriyor.
Peki, Şanlıurfa Turizminde Neler Yapılmalı?
Peki, elimizdeki bu muazzam potansiyeli hak ettiği katma değere ve sürdürülebilir bir ekonomik kazanca dönüştürmek için hangi adımları atmalıyız? Sahadan ve akademik tecrübelerimizden yola çıkarak yapılması gerekenleri şu başlıklar altında toplayabiliriz:
1. Geceleme Süresini Artıracak Kültürel ve Sosyal Alanlar
Urfa turizminin en büyük handikaplarından biri, turistlerin şehri "günübirlik" ya da sadece bir gece konaklayarak geçmesidir. Turistin şehirde kalma süresini artırmak için akşam aktivitelerini çeşitlendirmeliyiz. Geleneksel sıra gecelerimizin kalitesini ve özgünlüğünü koruyarak standardize etmeli, uluslararası düzeyde ışık, ses ve multimedya gösterileriyle tarihi mekanları (örneğin Urfa Kalesi ve Balıklıgöl havzasını) gece yaşayan alanlara dönüştürmeliyiz.
2. Agro-Turizm (Tarım Turizmi) ve Gastronomi Entegrasyonu
Mademki Şanlıurfa tarımda bir dev ve mademki dünyada tarımın ilk başladığı topraklardayız; o halde Tarım ve Turizmi birleştirmeliyiz!
· Dünyanın en kaliteli fıstık bahçelerinde, pamuk ve hasat festivalleri düzenleyebiliriz.
· Turistlerin kendi elleriyle fıstık topladığı, buğdayın geleneksel yöntemlerle taş değirmenlerde öğütüldüğü "Ekolojik Tarım Köyleri" kurabiliriz.
· Coğrafi işaretli eşsiz mutfağımızı, "Tarladan Sofraya" konseptiyle agro-turizmin bir parçası haline getirerek gastronomi turizminde dünyada markalaşabiliriz.
3. Altyapı, Konaklama ve Hizmet Kalitesinin Yükseltilmesi
Turizmde sürdürülebilirlik hizmet kalitesiyle ölçülür. Şehrimizdeki yatak kapasitesini butik ve tarihi konakları restore ederek artırmalıyız. Ancak asıl yatırım insana olmalıdır. Yerel rehberlerin, otel personelinin, taksicilerin ve esnafın turizm vizyonu, yabancı dil kapasitesi ve ağırlama kültürü üzerine sürekli eğitim programları düzenlenmelidir.
4. Taş Tepeler Projesi ve Geniş Alan Yönetimi
Göbeklitepe tek başına bir mucize ancak Karahantepe ve diğer "Taş Tepeler" projeleriyle birlikte Şanlıurfa, dünyanın en büyük açık hava arkeoloji parkına dönüşüyor. Bu alanların her birini kopuk destinasyonlar olarak değil; modern lojistik, dijital rehberlik ve entegre turlarla birbirine bağlayan çok yönlü bir "Alan Yönetim Planı" uygulamalıyız.
5. Çevre ve Doğa Bilinci (Yeşil Turizm)
Turizmi büyüterek şehre turist çekerken, şehrin ekolojik dengesini bozmamaya dikkat etmeliyiz. TEMA vizyonumuzda da her zaman vurguladığımız gibi; çevre kirliliği, su israfı ve betonlaşma turizmin de en büyük düşmanıdır. Temiz, yeşil, doğası korunmuş ve geri dönüşüme önem veren bir Şanlıurfa, bilhassa yeni nesil "Sürdürülebilir Turizm" seyahatçilerinin ilk tercihi olacaktır.
Son Söz: Urfa Dünyayı Ağırlamaya Hazır Olmalı
Değerli Şanlıurfalılar, tarih toprağın altında, bereket toprağın üstünde bizi bekliyor. Biz bu şehri sadece Türkiye'ye değil, dünyaya doğru bir dille, modern vizyonla ve hak ettiği estetikle anlatabilirsek; bacasız sanayi dediğimiz turizm, Urfa ekonomisinin en güçlü kalkanı olacaktır.
Gelecek, tarihine ve toprağına sahip çıkan kentlerin olacaktır. Şanlıurfa bu vizyonu hayata geçirecek akla da, güce de sahiptir.
Sağlıcakla kalın.
Prof. Dr. Ali Rıza ÖZTÜRKMEN
TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi
|