Anasayfa     Günün Haberleri     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  29 Haziran 2026

   SUÇLU KİM?   SUÇLU KİM?   URFA'DA BÜYÜK TEFECİLİK OPERASYONU   URFA'DA BÜYÜK TEFECİLİK OPERASYONU   MUTLU BAHÇELİ'Yİ ZİYARET ETTİ   MUTLU BAHÇELİ'Yİ ZİYARET ETTİ   YARALANAN GENÇ HAYATINI KAYBETTİ   YARALANAN GENÇ HAYATINI KAYBETTİ   KURŞUNLANAN EVDE BİR KİŞİ ÖLDÜ   KURŞUNLANAN EVDE BİR KİŞİ ÖLDÜ   ZİNCİRLEME KAZADA ÇOK SAYIDA YARALI   ZİNCİRLEME KAZADA ÇOK SAYIDA YARALI  



Site İçi Arama

Röportaj

EKREM GERGİNCİ-URFAPRESS RÖPORTAJI

 URFAPRESS yazarı Ekrem GERFİNCİ-URFAPRES.NET Röportajı..

Anket

URFASPOR 1.LİG'E ÇIKARMI?
EVET
HAYIR

Günün Manşetleri

Günün Fotoğrafı

Önemli Linkler

Hava Durumu

SUÇLU KİM?

28 Haziran 2026 07:23

URFAPRESS Yazarı,Eğitimci-Yazar Ayten DOĞAN yazdı:

























URFAPRESS Yazarı,Eğitimci-Yazar Ayten DOĞAN yazdı:
 

SUÇLU KİM?




Merhabalar Sevgili Okur Dostlarım,




LGS, YKS Ve AYT sınavları bittikten sonra birçok veli ve öğrenci derin bir nefes aldı. Şimdi büyük bir heyecanla sonuçların açıklanması bekleniyor. Bazıları umutlu bazıları “ne gelirse bahtıma” düşüncesindeler.




Sınavlardan sonra her sene olduğu gibi bu sene de soruların çocukların anlama, kavrama, analiz etme becerileriyle ilişkili olduğu söylendi. Ancak önceki yıllarda öğrenciler bu yönlerinin yetersiz olması nedeniyle istedikleri sonuçları alamadılar. İnşallah bu sene öyle olmaz.




 




Bu becerilerin kazanılmasında kitap okumanın önemi çok büyüktür.




Çoğu öğrenci konuyu bilmediği için değil soruyu yanlış anladığı için çözemiyor.




Kitap okuyan öğrencinin beyin- göz koordinasyonu tamdır ve göz kasları kuvvetlidir; bu yüzden de hızlı okur ve hemen anlar. Kitap okuyan öğrencinin odaklanma sorunu olmaz. Kelime dağarcığı zenginleşir.




 




Veliler ve öğretmenler genellikle öğrencilerin kitap okumadıklarından şikâyetçiler maalesef...




Bir öğrenci yaklaşık yedi yaşında okula başlıyor on yedi on sekiz yaşında da liseden mezun oluyor. Bu öğrencilere bu kadar yıl boyunca bu alışkanlığın nasıl kazandırılamadığını çok merak ediyorum.




Bazı öğrenciler çok dezavantajlı oldukları için onları bu konuya dâhil etmiyorum.




Ayrıca bu alışkanlığı zaten edinmiş öğrencileri ve bu süreçte öğrencisine hakkıyla destek olup onunla ilgilenen veli ve öğretmen arkadaşlarımı da tenzih ederim. Onu baştan söyleyeyim de yanlış anlaşılmayayım sonra.




 




Sınav Yarışı İlkokulda mı Başlar?




Bu sorunun en büyük sebeplerinden biri, ilkokulun ilk üç yılı öğretmen arkadaşlarımızın çoğunun sınıfındaki birer sınav öğrencisi gibi bir yarışa motive etmesidir. Öğrencilerin akademik başarısını sadece test sınavlarıyla ölçmesi, okuma yazma öğrenen çocuğun eline hemen test yapraklarını tutuşturması o çocuğa yapılan en büyük kötülüktür.




Dördüncü sınıfa kadar bir çocuğun akademik kaygısının olmaması gerektir; çünkü onlarda başarı not ile değerlendirmez. Müfredatlarında Türkçeden okuduğunu anlama, kendini ifade etme ve temel yazım kurallarını kavrama sorumluluğu vardır. Matematikten doğal sayılar ve dört işlem; Hayat Bilgisinden ise okul, aile, sağlıklı hayat, ülkemizi tanıma doğa ve çevre bilinci vardır müfredatlarında.




Etrafımdaki çocukların elinde gördüğüm testlerde bunların çok daha fazlasını görüyorum.




Veli her zaman sınav yapan, deneme çözdüren öğretmenleri sever; o zaman o meslektaşımız başarılı sayılır onların nazarında.




 




Kıymetli Meslektaşım, veli bunları isterken senin bildiğin pedagojik bilgileri bilmiyor, senin hâkim olduğun müfredatını bilmiyor. Sen her şeyi en iyi şekilde biliyorken, kendini “ en iyi öğretmen” olarak öne çıkarma benliğine gerek var mı?




Bırak çocuk okusun, öğrensin, sorsun, arkadaşlarıyla okuduklarını tartışsın. E tabi böyle bir ortamı kontrol altında tutmakla eline test tutuşturup sınav olan çocukları kontrol altına almak da aynı değil!




 




Hadi her şeye rağmen kitap okutmayı başardınız öğrenciye. İşte çok büyük bir problem daha ya ellerine kitap formu tutuşturup doldurtuyorsunuz- güya çocuğun kitabı okuyup okumadığını- ya da özetini yazdırıp anlıyorsunuz. Şimdiki çocuklar cin gibi; o formları yapay zekâ ile beş dakikada dolduruluyor biliyorsunuz değil mi?




Okunan kitapla ilgili çocuğa sorulacak üç beş samimi soru, onu hem değerli kılar hem de çocuğun farkındalığı artar. Bunun için de o kitabı öğretmenin de okuması gerekir tabi ki!




 




Öğrencilerin okuması gereken kitapların büyük bir titizlikte seçilmeli; öğretmen tarafından okunup öğrencisine sağlayacağı kazanımları karşılayıp karşılamadığına bakılmalı. İçinde gofret reklamı olan bir ilkokul hikâye kitabı gördüğümde çok şaşırdım. Merak edip biraz okudum; hay okumaz olaydım. İki sayfa sonra da şeker reklamı çıktı karşıma. Bunları geçtim; kitabın kahramanı olan çocuk; asi, saygısız, küfürlü konuşuyor. Bu kahraman, kitabı okuyacak




çocuğa ne katacak acaba? Daha kötüsünü söyleyin mi kitap beş kitaptan oluşan bir setti. Kim kontrol etmiş, nasıl öğrenciyle buluşmuş muamma!




 




Öğretmenlik, vicdan mesleğidir. Emeğimizin karşılığını maddi olarak almayabiliriz ama öğrendiğimiz bütün bilgilerimizi daha çok da formasyon bilgilerimizi öğrencilerimize kullanmak için edindik. Bizi doğrularımızdan ayıracak tercihler, üç beş sene sonra bize başarısız bir nesil olarak geri döner.




Bir çocuğun çözemediği veya çözdüğü her sorudaki payımıza düşen sorumluluğu hissetmeliyiz. Sevineceksek beraber sevinelim, üzüleceksek beraber üzülelim. Ama ilk önce çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığını kazandırarak düşünen, araştıran, anlaya, anlatan bir nesil yetiştirelim.




 




Yeni eğitim-öğretim yılının başında aynı konuyu tekrar gündeme getirmek dileğiyle. Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle,




Sevgi ve huzurla kalın…



 

SUÇLU KİM?




Merhabalar Sevgili Okur Dostlarım,




LGS, YKS Ve AYT sınavları bittikten sonra birçok veli ve öğrenci derin bir nefes aldı. Şimdi büyük bir heyecanla sonuçların açıklanması bekleniyor. Bazıları umutlu bazıları “ne gelirse bahtıma” düşüncesindeler.




Sınavlardan sonra her sene olduğu gibi bu sene de soruların çocukların anlama, kavrama, analiz etme becerileriyle ilişkili olduğu söylendi. Ancak önceki yıllarda öğrenciler bu yönlerinin yetersiz olması nedeniyle istedikleri sonuçları alamadılar. İnşallah bu sene öyle olmaz.




 




Bu becerilerin kazanılmasında kitap okumanın önemi çok büyüktür.




Çoğu öğrenci konuyu bilmediği için değil soruyu yanlış anladığı için çözemiyor.




Kitap okuyan öğrencinin beyin- göz koordinasyonu tamdır ve göz kasları kuvvetlidir; bu yüzden de hızlı okur ve hemen anlar. Kitap okuyan öğrencinin odaklanma sorunu olmaz. Kelime dağarcığı zenginleşir.




 




Veliler ve öğretmenler genellikle öğrencilerin kitap okumadıklarından şikâyetçiler maalesef...




Bir öğrenci yaklaşık yedi yaşında okula başlıyor on yedi on sekiz yaşında da liseden mezun oluyor. Bu öğrencilere bu kadar yıl boyunca bu alışkanlığın nasıl kazandırılamadığını çok merak ediyorum.




Bazı öğrenciler çok dezavantajlı oldukları için onları bu konuya dâhil etmiyorum.




Ayrıca bu alışkanlığı zaten edinmiş öğrencileri ve bu süreçte öğrencisine hakkıyla destek olup onunla ilgilenen veli ve öğretmen arkadaşlarımı da tenzih ederim. Onu baştan söyleyeyim de yanlış anlaşılmayayım sonra.




 




Sınav Yarışı İlkokulda mı Başlar?




Bu sorunun en büyük sebeplerinden biri, ilkokulun ilk üç yılı öğretmen arkadaşlarımızın çoğunun sınıfındaki birer sınav öğrencisi gibi bir yarışa motive etmesidir. Öğrencilerin akademik başarısını sadece test sınavlarıyla ölçmesi, okuma yazma öğrenen çocuğun eline hemen test yapraklarını tutuşturması o çocuğa yapılan en büyük kötülüktür.




Dördüncü sınıfa kadar bir çocuğun akademik kaygısının olmaması gerektir; çünkü onlarda başarı not ile değerlendirmez. Müfredatlarında Türkçeden okuduğunu anlama, kendini ifade etme ve temel yazım kurallarını kavrama sorumluluğu vardır. Matematikten doğal sayılar ve dört işlem; Hayat Bilgisinden ise okul, aile, sağlıklı hayat, ülkemizi tanıma doğa ve çevre bilinci vardır müfredatlarında.




Etrafımdaki çocukların elinde gördüğüm testlerde bunların çok daha fazlasını görüyorum.




Veli her zaman sınav yapan, deneme çözdüren öğretmenleri sever; o zaman o meslektaşımız başarılı sayılır onların nazarında.




 




Kıymetli Meslektaşım, veli bunları isterken senin bildiğin pedagojik bilgileri bilmiyor, senin hâkim olduğun müfredatını bilmiyor. Sen her şeyi en iyi şekilde biliyorken, kendini “ en iyi öğretmen” olarak öne çıkarma benliğine gerek var mı?




Bırak çocuk okusun, öğrensin, sorsun, arkadaşlarıyla okuduklarını tartışsın. E tabi böyle bir ortamı kontrol altında tutmakla eline test tutuşturup sınav olan çocukları kontrol altına almak da aynı değil!




 




Hadi her şeye rağmen kitap okutmayı başardınız öğrenciye. İşte çok büyük bir problem daha ya ellerine kitap formu tutuşturup doldurtuyorsunuz- güya çocuğun kitabı okuyup okumadığını- ya da özetini yazdırıp anlıyorsunuz. Şimdiki çocuklar cin gibi; o formları yapay zekâ ile beş dakikada dolduruluyor biliyorsunuz değil mi?




Okunan kitapla ilgili çocuğa sorulacak üç beş samimi soru, onu hem değerli kılar hem de çocuğun farkındalığı artar. Bunun için de o kitabı öğretmenin de okuması gerekir tabi ki!




 




Öğrencilerin okuması gereken kitapların büyük bir titizlikte seçilmeli; öğretmen tarafından okunup öğrencisine sağlayacağı kazanımları karşılayıp karşılamadığına bakılmalı. İçinde gofret reklamı olan bir ilkokul hikâye kitabı gördüğümde çok şaşırdım. Merak edip biraz okudum; hay okumaz olaydım. İki sayfa sonra da şeker reklamı çıktı karşıma. Bunları geçtim; kitabın kahramanı olan çocuk; asi, saygısız, küfürlü konuşuyor. Bu kahraman, kitabı okuyacak




çocuğa ne katacak acaba? Daha kötüsünü söyleyin mi kitap beş kitaptan oluşan bir setti. Kim kontrol etmiş, nasıl öğrenciyle buluşmuş muamma!




 




Öğretmenlik, vicdan mesleğidir. Emeğimizin karşılığını maddi olarak almayabiliriz ama öğrendiğimiz bütün bilgilerimizi daha çok da formasyon bilgilerimizi öğrencilerimize kullanmak için edindik. Bizi doğrularımızdan ayıracak tercihler, üç beş sene sonra bize başarısız bir nesil olarak geri döner.




Bir çocuğun çözemediği veya çözdüğü her sorudaki payımıza düşen sorumluluğu hissetmeliyiz. Sevineceksek beraber sevinelim, üzüleceksek beraber üzülelim. Ama ilk önce çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığını kazandırarak düşünen, araştıran, anlaya, anlatan bir nesil yetiştirelim.




 




Yeni eğitim-öğretim yılının başında aynı konuyu tekrar gündeme getirmek dileğiyle. Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle,




Sevgi ve huzurla kalın…



Yorum Ekle

Arkadaşına Gönder

Yazdır

Bu Kategorideki Diğer Haber Başlıkları

27.06.2026 08:45 · MUTLU BAHÇELİ'Yİ ZİYARET ETTİ

27.06.2026 08:25 · KURŞUNLANAN EVDE BİR KİŞİ ÖLDÜ

27.06.2026 08:21 · ZİNCİRLEME KAZADA ÇOK SAYIDA YARALI

27.06.2026 08:13 · URFA'YA DOKTOR ATAMALARI YAPILDI

27.06.2026 08:11 · URFA'YA DOKTOR ATAMALARI YAPILDI

27.06.2026 06:32 · YARALANAN GENÇ HAYATINI KAYBETTİ

27.06.2026 03:49 · URFA'DA BÜYÜK TEFECİLİK OPERASYONU

26.06.2026 06:51 · URFA'DA DA SON ZİL ÇALDI

26.06.2026 06:40 · O KARARIN SEBEBİ BELLİ OLDU

26.06.2026 06:38 · "SEÇİM DEDİKODULARI ERKEN BAŞLADI"

26.06.2026 06:05 · MONTELLA İLE OLMAZZZ...

26.06.2026 05:18 · DÜNYA KUPASINDA ABD'Yİ 3'LEDİK

25.06.2026 05:20 · HRÜ'DE ŞOKE EDEN KARAR!

25.06.2026 05:01 · İKİNCİ KÖPRÜNÜN İHALESİ YAPILIYOR

25.06.2026 04:53 · SARAÇOĞLU:İSTİNAFA BAŞVURUM OLMADI

25.06.2026 04:32 · URFASPOR'DA GÜNDEM YİNE SEÇİM!

25.06.2026 04:14 · BİR İLÇE BAŞKANI DAHA BELLİ OLDU

25.06.2026 04:00 · SICAKTAN KAÇAN HALİLİYE'YE KOŞUYOR

25.06.2026 03:50 · İŞTE O OLAYIN PERDE ARKASI

24.06.2026 12:17 · GÜNEŞ ÇARPMASI

24.06.2026 11:49 · URFA'DA PES DEDİRTEN FATURA!

24.06.2026 06:21 · ALTIN FİYATLARI ÇAKILDI!

24.06.2026 05:57 · 27 YAŞINDAKİ GENÇ İNTİHAR ETTİ

24.06.2026 05:52 · 27 YAŞINDAKİ GENÇ İNTİHAR ETTİ

24.06.2026 05:37 · EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI

24.06.2026 05:31 · 700 DÖNÜM KÜL OLDU GİTTİ

23.06.2026 07:20 · GENÇ ADAM KURTARILAMADI

23.06.2026 07:15 · İNTİHAR DEĞİL,CİNAYETMİŞ

23.06.2026 07:08 · 4 ÇOCUK ANNESİ EVİNDE ÖLÜ BULUNDU

23.06.2026 06:59 · KARAKÖPRÜ'DE KAVGASIZ GECE YOK!

23.06.2026 06:37 · BAZI OTOBÜSLERİN İÇİ HAMAM GİBİ!

23.06.2026 06:24 · YAZ AYLARININ KABUSU MERHABA DEDİ!

23.06.2026 06:21 · YAZ AYLARININ KABUSU MERHABA DEDİ!

23.06.2026 06:00 · URFA'DA,ALTINDA KRİTİK DÜŞÜŞ

23.06.2026 04:25 · YAZ AYLARININ KABUSU MERHABA DEDİ!

23.06.2026 04:19 · ÇARPIŞIP YAN YATTILAR

23.06.2026 04:17 · GENÇ ADAM KURTARILAMADI

23.06.2026 04:11 · İNTİHAR DEĞİL,CİNAYETMİŞ

22.06.2026 07:27 · URFA'DA GÜNCEL ALTIN FİYATLARI

22.06.2026 07:14 · PAYDAŞ O İDDİALARA CEVAP VERDİ

22.06.2026 07:01 · Genç Adam Evinde Ölü Olarak Bulundu

22.06.2026 06:59 · Genç Adam Evinde Ölü Olarak Bulundu

21.06.2026 06:45 · OLAYLARIN İLÇESİNDE YİNE OLAY!

21.06.2026 06:03 · AVM ÖNÜNDE ÖLÜMDEN DÖNDÜ

21.06.2026 05:48 · OSMAN MUTLU'YA BÜYÜK İLGİ

21.06.2026 05:24 · URFA'DA BİR BÜYÜK KAZA DAHA

21.06.2026 05:07 · BÜYÜK KAZADA ÖLÜLER VE YARALILAR VAR

21.06.2026 04:52 · MEZUNİYET ÇILGINLIĞI

20.06.2026 03:40 · URFA'DA 7 İLÇE BAŞKANI BELLİ OLDU

20.06.2026 01:57 · BAŞINDAN VURULMUŞ HALDE BULUNDU



Flash Haber

URFA'YA DOKTOR ATAMALARI YAPILDI

 Şanlıurfa'ya yeni doktorlar atandı! İşte ilçe ilçe atama yapılan branş ve hastaneler...

Köşe Yazarları

Ayten DOĞAN

 

Erkan GÖNCÜ

 

Dr.Gamze Pınar PARMAKSIZ

 

Prof.Dr.Ali Rıza ÖZTÜRKMEN

 

İmam Hüseyin SAVAŞ

 

Beyhan KOCAMANEL

 

Mustafa ARISÜT

 

Ekrem GERGİNCİ

 

MEHMET CANBEYLİ

 

Op.Dr.Yusuf Vehbi OCAK

 

Ali ÇİZMECİOĞLU

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

Gölge ADAM

 

Anasayfa     Günün Haberleri     Sitene Ekle     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  29 Haziran 2026