|
Şanlıurfa’da izler artık net değil.
Kim kimdir, kim neyin tetikçisidir, kim hangi kirli hesabın parçasıdır ayırt edilemiyor.
Sosyal medyada FETÖ artığı hesaplar,
tetikçi profiller,
yalaka ve yönlendirilen sözüm onlara sözde gazeteciler.
adeta cirit atıyor.
Şantajlar, tehditler, itibar suikastları havada uçuşuyor.
Hedefte kişiler değil sadece; şehir yara alıyor.
Bu yaşananlar basit bir “sosyal medya tartışması” değil.
Bu, açık açık organize bir dijital linç,
psikolojik baskı ve
toplumsal huzuru tehdit eden bir süreçtir.
Dini değerler, ahlaki değerler ayak altında.
Daha vahimi ne biliyor musunuz?
Bu tabloya rağmen müdahale edilmesi gereken yerlerden ses yok.
Bürokrasi suskun.
Cumhuriyet savcıları niçin hala beklemede.
Dosyalar açılıyor ama sonuçlanmıyor.
Tehdit eden, şantaj yapan, algı operasyonu yürütenler cesaret buluyor Şehirde.
Buradan açıkça soruyorum:
Sayın Vali Hasan Şıldak,
Sayın Emniyet Müdürü Atilla Aksoy, Cumhuriyet savcılarımız, Urfa Barosu...
... Ve Şehirde herkesten önce konuşan Vekiller neredesiniz.
Daha neyi bekliyorsunuz?
İnsanlar, arazi kavgalarında olduğu gibi;
yarın sosyal medya yüzünden mi can verecek?
Bugün klavye başında işlenen suçlara göz yumulursa,
yarın bunun sokaktaki karşılığı çok daha ağır olur.
Yargı neden ağırdan alıyor?
Açılan davalar neden sürüncemede?
Suç dijital olunca mı suç sayılmıyor?
Unutulmamalıdır ki;
devletin suskunluğu,
suçlunun cesaretidir.
Bu şehir sahipsiz değil.
Bu toplum tehditlere, şantajlara teslim edilemez.
Herkesi görevine davet ediyorum.
Şehiri böylesine kirletmeye kimsenin hakkı yok
Bugün müdahale edilmezse, yarın çok geç olabilir.
Bunu eyvahı çok daha kötü olur.
Yol yakınken, lütfen müdahale istiyor Kamuoyu.
İyi seyirler Urfam
Şanlıurfa’da izler artık net değil.
Kim kimdir, kim neyin tetikçisidir, kim hangi kirli hesabın parçasıdır ayırt edilemiyor.
Sosyal medyada FETÖ artığı hesaplar,
tetikçi profiller,
yalaka ve yönlendirilen sözüm onlara sözde gazeteciler.
adeta cirit atıyor.
Şantajlar, tehditler, itibar suikastları havada uçuşuyor.
Hedefte kişiler değil sadece; şehir yara alıyor.
Bu yaşananlar basit bir “sosyal medya tartışması” değil.
Bu, açık açık organize bir dijital linç,
psikolojik baskı ve
toplumsal huzuru tehdit eden bir süreçtir.
Dini değerler, ahlaki değerler ayak altında.
Daha vahimi ne biliyor musunuz?
Bu tabloya rağmen müdahale edilmesi gereken yerlerden ses yok.
Bürokrasi suskun.
Cumhuriyet savcıları niçin hala beklemede.
Dosyalar açılıyor ama sonuçlanmıyor.
Tehdit eden, şantaj yapan, algı operasyonu yürütenler cesaret buluyor Şehirde.
Buradan açıkça soruyorum:
Sayın Vali Hasan Şıldak,
Sayın Emniyet Müdürü Atilla Aksoy, Cumhuriyet savcılarımız, Urfa Barosu...
... Ve Şehirde herkesten önce konuşan Vekiller neredesiniz.
Daha neyi bekliyorsunuz?
İnsanlar, arazi kavgalarında olduğu gibi;
yarın sosyal medya yüzünden mi can verecek?
Bugün klavye başında işlenen suçlara göz yumulursa,
yarın bunun sokaktaki karşılığı çok daha ağır olur.
Yargı neden ağırdan alıyor?
Açılan davalar neden sürüncemede?
Suç dijital olunca mı suç sayılmıyor?
Unutulmamalıdır ki;
devletin suskunluğu,
suçlunun cesaretidir.
Bu şehir sahipsiz değil.
Bu toplum tehditlere, şantajlara teslim edilemez.
Herkesi görevine davet ediyorum.
Şehiri böylesine kirletmeye kimsenin hakkı yok
Bugün müdahale edilmezse, yarın çok geç olabilir.
Bunu eyvahı çok daha kötü olur.
Yol yakınken, lütfen müdahale istiyor Kamuoyu.
İyi seyirler Urfam
|