Anasayfa     Günün Haberleri     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  24 Haziran 2026

   ALTIN FİYATLARI ÇAKILDI!   ALTIN FİYATLARI ÇAKILDI!   27 YAŞINDAKİ GENÇ İNTİHAR ETTİ   27 YAŞINDAKİ GENÇ İNTİHAR ETTİ   EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI   EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI   EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI   700 DÖNÜM KÜL OLDU GİTTİ   700 DÖNÜM KÜL OLDU GİTTİ   GENÇ ADAM KURTARILAMADI   GENÇ ADAM KURTARILAMADI   İNTİHAR DEĞİL,CİNAYETMİŞ  



Site İçi Arama

Röportaj

EKREM GERGİNCİ-URFAPRESS RÖPORTAJI

 URFAPRESS yazarı Ekrem GERFİNCİ-URFAPRES.NET Röportajı..

Anket

URFASPOR 1.LİG'E ÇIKARMI?
EVET
HAYIR

Günün Manşetleri

27 YAŞINDAKİ GENÇ İNTİHAR ETTİ

EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI

700 DÖNÜM KÜL OLDU GİTTİ

27 YAŞINDAKİ GENÇ İNTİHAR ETTİ

EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI

EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI

ALTIN FİYATLARI ÇAKILDI!

ALTIN FİYATLARI ÇAKILDI!

700 DÖNÜM KÜL OLDU GİTTİ

Günün Fotoğrafı

Önemli Linkler

Hava Durumu

"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ.."

28 Mart 2021 13:45

URFAPRESS Yazarı,Op.Dr.Yusuf Vehbi OCAK yazdı.İşte o köşe yazısı:

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ; İNSAN HAKLARI SAVUNUCULUĞU MUDUR?

Hukuk devletinde DEVLET; her ferdin yaşama hakkı başta olmak üzere diğer bütün temel haklarının teminatı ve koruyucusudur.

Şeyh Edebali’nin ünlü vecizesinde söylediği üzere; ‘’İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın’’ yasası gereği Devletler; ‘’Hukuk Devleti’’ olmayı başarabilirlerse toplumdaki hiçbir ferdin korunması için farklı uygulamalar yapılması ve yasalar çıkartılmasına gerek kalmayacaktır.


Bu erdemli yapının sağlandığı ülkelerde ne başka bir sözleşmeye ne de başka ülkelerin dayatmalarına gerek kalmaz. 2011 yılından beri Müslüman Türk Milletinin aile yapısına, sosyal hayatına , yaşam ve hayat felsefesine zehirli bir hançer gibi saplanmış olan 63 maddelik ‘’İstanbul Sözleşmesi’’ salim kafayla ve dikkatlice incelendiğinde bu senaryoyu kurgulayanların gayelerinin hiç de masum olmadığı ve asıl gayelerinin hemen anlaşılacağını düşünüyorum.


Aşağıda sıraladığım sadece üç maddenin irdelenerek akıl süzgecinden geçirilmesi bile bu metnin hazırlanma gayesini açıkça ortaya koymaktadır. Diğer maddeleri de ciddi olarak irdelendiğinde aile yapımız, millet bütünlüğümüz ve özellik le de ahlaki yapımız üzerinde çok önemli ve ciddi olumsuz etkileri olduğu tespit edilecektir.


1-Öncelikle sözleşmenin 12. Maddesini (hususen12/5 maddesini) mütedeyyin, vatan-millet sevdalısı insanlar açısından okuyup değerlendirip düşünmek gereklidir. Mesela bu maddede ifade edilen “Sözde namus, sözde örf, adet, töre ile mücadele edilmelidir’’ cümlesinden ne anlaşılması gerektiğine akıl yormak gereklidir.


Tabi bu arada bizim gibi kadim İslam kültürü toplumları için; Namus, örf, adet, gelenek ve töre’nin önemini de ayrı başlık altında konuşmak ve içinde bulundu ğumuz gerçekliği de ciddi olarak değerlendirmek gerekecektir. En töreci toplumlardan biri olan batı toplumu bu noktada bize; “Sözde namus, örf, töre vbg. ” kavramlarla mücadeleyi emrediyor. Bu madde üzerinde biraz düşünüp ve diğer maddeleri de aklınızda tutunca batının niçin bu değerlerle mücadele istediği hemen ortaya çıkmaktadır. Çünkü batı dünyası; Müslüman Türk toplumu için bu başlıkların ne ifade ettiğini ve bu değerleri hayat nizamı yapmış olmanın toplum ve devlet yapımıza nasıl güç kattığının farkındadır. Bu nedenle bu değerlerle savaşmamızı baş şart olarak ileri sürmek tedirler.

2- Sözleşmenin 3/f maddesinde ise; ‘’Kadın kelimesi 18 yaş altındaki kızları da kapsar’’ denilerek toplumumuzdaki Kadın-Kız kelimelerinin içi boşaltılarak bu kelimelerin taşıdığı mananın kendilerince (sözde medeni olmak için) bir ehemmiyetinin olmadığı vurgulanmaktadır.

Bu tavsiyeyle toplumumuz da tarih boyunca kullanılagelmekte olan, hanımların medeni halini ifade eden ‘Kadın-kız’ kelimeleri nin gereksiz olduğu, ‘’Sözde namus’’ tan ne kast edildiği ortaya konulmaktadır.13 yıldan beri, sözleş me gereği yazılı ve sözlü medyada ve hukuki metinlerde; ‘’İki yaşında kadın hayatını kaybetti’’! gibi aptalca ifadelerle tarihi ve kültürel hafızamıza bir dinamit konulmuştur.

3- Diğer bir başlık ise ‘’Cinsiyet’’ konusudur. Sözleşmenin ana konusu, varlık sebebi ‘’Kadına şiddetin önlenmesi’’ olmasına rağmen , cinsiyet kavra mının anatomik, tarihi ve kültürel manasından çıkartılarak ne idiğü belirsiz ‘toplumsal cinsiyet’ ya da ‘cinsiyetsiz toplum’ gibi bir ucube icat edilmesinin gayesi ne olabilir? Diğer maddelerde sözü edilen bazı konularla beraber düşünüldüğünde ‘’Cinsiyetsiz toplum’’ diye insan anatomisi, fizyolojisi ve insan Fıtrat’ı ile alakası olmayan bir insan ırkı yaratılmaya çalışıldığı görülmektedir.

‘’Cinsiyetsiz toplum gerçekleştirme’’nin ne manaya geldiği ve toplumumuz için tasarlanan yapının ne olduğunu araştırıp tartışılması başlı başına hayati bir konu gibi durmaktadır. Bu başlık altında LGBT vgb. gayri ahlaki ve gayri insani patolojik yaşam şekillerine ''İnsan hakları’’ başlığı altında meşruiyet kazandırmaya çalıştıklarını göz ardı etmemek gerekir. Yakın zamana kadar Dünya Sağlık Örgütü'nün(DSÖ) ''Psikolojik hastalık-cinsel sapma'' kabul ettiği eşcinsellik, batının zorlamasıyla bu listeden çıkartılarak ''Yeni Dünya düzeni planlayıcıları'' nın projeleri gereği, bir ‘’insan hakkı’’ gibi dünyaya kabul ettirilmeye çalışılmaktadır.

İstanbul sözleşmesinin kabulünden bu yana örgütlenme hakkı verilen (LGBT) örgütlerinin üye sayısı Ülkemizde 250.000’e ulaşmıştır. Kim kendi çocuğunun LGBT’ li ya da Lezbiyen olmasını ister?! Bu konu bir ‘’tercih, ya da kendi yaşam kurallarını belirleme’’ özgürlüğü değildir. Temelinde organik ,anatomik ya da psikyatrik bir geçerli sebep olmadıkça bu haller ‘’Cinsel ve psikoloji sapma’’ dır; yani hastalıktır. Kadim Türk-İslam kültürü ve bütün kitabi dinler bu durumu böyle değerlendirmektedirler.

Böylesine bir sapma ;batı istedi ve dayattı diye ‘’sözde medeni dünya yaşamı-hayat tarzı’’ olamaz, olmamalıdır. İnsanlık tarihi boyunca bütün kültürlerde ve bütün semavi dinlerde insanlar bu hastalıklı ruh hali ve cinsel sapma ile mücadele halinde olmuşlardır. İstanbul sözleşmesi ve benzeri metinler vasıtasıyla batılı toplumların ''İslam ile savaş ve mücadele'' si devam etmektedir.

Batının bu gibi sapkın küresel düşünce, tutum ve davranışlarına, doğunun kadim medeniyetlerinin doğru, gerçek ve ilahi olan ''Hayat Programları'' ile karşı çıkmaları gereklidir. Batıdan gelen her fikr’i hareketi ve ‘yaşam şekli tavsiyesini’ doğru kabul etmek zorunda mıyız? Böyle bir tavır ile hareket etmek, bir çeşit dogmacılık olmaz mı!? Kaldı ki tarih boyunca batılıların dayattığı doğmaların insanlık için yıkım ve ahlaki çöküntü olduğuna dair onlarca yaşanmış kötü örnekler vardır.


‘’Batı’’ dediğimiz ‘’Tek dişi kalmış canavar’’ hiçbir ahval ve şart altında HİLAL&HAÇ çatışmasını sürdürmekten vaz geçmemiştir. Böyle olmazsa 20yy tarihi, yüzlerce insanlık dramı ve on milyonlarca insanın ölümüne sebep olan saldırı ve savaşların yüzyılı olmaz dı! 20.yy’da yaşanan katliamların ve zulümlerin hiç birinde İslam âleminin en ufak bir başlatıcı rolü olmamıştır. Kadim İslam Milletleri böyle bir hastalıklı yaşam şeklinin bir hayat felsefesi olarak kabul etmeyerek ‘’İslam Kültürü’’ ne sahip çıkarak, tavır koymak zorundadırlar. İslam dünyası sahip olduğu Kur’an destekli hayat nizamı için bu konuda son sözü söyleyen ve kural koyan bir rol oynamak zorundadır. Hulasa İstanbul sözleşmesi asla bir insan haklarını koruma belgesi değildir.

Kadın ölümlerini ve kadına karşı uygulanmakta olan negatif ayırımcılığı da önleyememiştir. Özünde toplumlar için iyilik hedeflemeyen ‘’İstanbul sözleşmesi’’; özellikle Türkiye ve diğer İslam toplumlarında ailesel ve ahlaki çözülmeyi sağlamak için kurgulanmış kötü niyetli bir metindir, projedir. Polonya, Bulgaristan Vbg. batılı Hristiyan ülkeler bile bu sözleşmeye ‘’Aile yapımızı bozar’’ diye taraf olmamışken Türkiye’nin onaylayan ilk devlet olmasını anlamakta zorluk çekmekteyim. Müslüman Türk toplumunun sahip olduğu değerler ve tarihi kaynaklar, dünyaya yeni bir hayat nizamı ve ‘ahlak kuralları bütünü’ sunmaya çok daha elverişli değerler taşımaktadır.


Yorum Ekle

Arkadaşına Gönder

Yazdır

Bu Kategorideki Diğer Haber Başlıkları

24.06.2026 06:21 · ALTIN FİYATLARI ÇAKILDI!

24.06.2026 05:57 · 27 YAŞINDAKİ GENÇ İNTİHAR ETTİ

24.06.2026 05:52 · 27 YAŞINDAKİ GENÇ İNTİHAR ETTİ

24.06.2026 05:37 · EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI

24.06.2026 05:31 · 700 DÖNÜM KÜL OLDU GİTTİ

23.06.2026 07:20 · GENÇ ADAM KURTARILAMADI

23.06.2026 07:15 · İNTİHAR DEĞİL,CİNAYETMİŞ

23.06.2026 07:08 · 4 ÇOCUK ANNESİ EVİNDE ÖLÜ BULUNDU

23.06.2026 06:59 · KARAKÖPRÜ'DE KAVGASIZ GECE YOK!

23.06.2026 06:37 · BAZI OTOBÜSLERİN İÇİ HAMAM GİBİ!

23.06.2026 06:24 · YAZ AYLARININ KABUSU MERHABA DEDİ!

23.06.2026 06:21 · YAZ AYLARININ KABUSU MERHABA DEDİ!

23.06.2026 06:00 · URFA'DA,ALTINDA KRİTİK DÜŞÜŞ

23.06.2026 04:25 · YAZ AYLARININ KABUSU MERHABA DEDİ!

23.06.2026 04:19 · ÇARPIŞIP YAN YATTILAR

23.06.2026 04:17 · GENÇ ADAM KURTARILAMADI

23.06.2026 04:11 · İNTİHAR DEĞİL,CİNAYETMİŞ

22.06.2026 07:27 · URFA'DA GÜNCEL ALTIN FİYATLARI

22.06.2026 07:14 · PAYDAŞ O İDDİALARA CEVAP VERDİ

22.06.2026 07:01 · Genç Adam Evinde Ölü Olarak Bulundu

22.06.2026 06:59 · Genç Adam Evinde Ölü Olarak Bulundu

21.06.2026 06:45 · OLAYLARIN İLÇESİNDE YİNE OLAY!

21.06.2026 06:03 · AVM ÖNÜNDE ÖLÜMDEN DÖNDÜ

21.06.2026 05:48 · OSMAN MUTLU'YA BÜYÜK İLGİ

21.06.2026 05:24 · URFA'DA BİR BÜYÜK KAZA DAHA

21.06.2026 05:07 · BÜYÜK KAZADA ÖLÜLER VE YARALILAR VAR

21.06.2026 04:52 · MEZUNİYET ÇILGINLIĞI

20.06.2026 03:40 · URFA'DA 7 İLÇE BAŞKANI BELLİ OLDU

20.06.2026 01:57 · BAŞINDAN VURULMUŞ HALDE BULUNDU

20.06.2026 01:49 · Urfa'nın En Pahalı Sivrisinekleri

18.06.2026 09:12 · URFA'DA "HUZUR 63" OPERASYONU

18.06.2026 08:34 · URFA'NIN ANKARA SORUNU

18.06.2026 08:03 · BAHÇELİEVLERDE KORKUTAN YANGIN

18.06.2026 07:56 · BAHÇELİEVLERDE KORKUTAN YANGIN

18.06.2026 07:53 · HAKTANKAÇMAZ'IN BÜYÜK ACISI

18.06.2026 07:41 · TİMBİR'E ÖDÜL GELDİ

18.06.2026 07:33 · ALTIN YÖNÜNÜ YUKARIYA ÇEVİRDİ

18.06.2026 07:16 · 3 KARDEŞ AYNI ANDA DEFNEDİLDİ

18.06.2026 07:14 · 3 KARDEŞ AYNI ANDA DEFNEDİLDİ

18.06.2026 07:03 · URFA KAZALARIN BAŞKENTİ OLDU!

17.06.2026 07:03 · ALTIN FİYATLARI BEKLEMEYE GEÇTİ

17.06.2026 06:33 · TIR PETROLDE ALEV ALEV YANDI

17.06.2026 06:26 · FECİ KAZADA ÖLÜLER VE YARALILAR VAR

17.06.2026 06:14 · İNME NEDİR?

17.06.2026 05:56 · İZCİ AİLESİNİN ACI GÜNÜ

17.06.2026 05:56 · MERALAR YOK OLUYOR

17.06.2026 05:44 · TBMM TATİLE GİRMEYECEK

17.06.2026 05:30 · BELİRTİLERİ NELERDİR?

17.06.2026 05:19 · URFA KAYAK MERKEZİ KİRAYA VERİLİYOR

17.06.2026 05:10 · İNME NEDİR?



Flash Haber

EŞİNİ ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI

 Emniyetteki ifadesinde sşini öldürdüğünü itiraf eden zanlı, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Köşe Yazarları

Erkan GÖNCÜ

 

Ayten DOĞAN

 

Dr.Gamze Pınar PARMAKSIZ

 

Prof.Dr.Ali Rıza ÖZTÜRKMEN

 

Ekrem GERGİNCİ

 

Beyhan KOCAMANEL

 

Mustafa ARISÜT

 

İmam Hüseyin SAVAŞ

 

MEHMET CANBEYLİ

 

Op.Dr.Yusuf Vehbi OCAK

 

Ali ÇİZMECİOĞLU

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

Deniz TATLI

 

Anasayfa     Günün Haberleri     Sitene Ekle     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  24 Haziran 2026