Anasayfa     Günün Haberleri     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  17 Nisan 2021

   URFA'da Bir Kişi Daha İntihar Etti!   URFA'da Bir Kişi Daha İntihar Etti!   ÖLEN GENCİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ   ÖLEN GENCİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ   URFASPOR PUANSIZ DÖNÜYOR   URFASPOR PUANSIZ DÖNÜYOR   URFA'YA YILLARDIR GELMİYORLAR   URFA'YA YILLARDIR GELMİYORLAR   URFA'da Bir Erkek Cesedi Bulundu   URFA'da Bir Erkek Cesedi Bulundu   Urfa'da Hafta Sonu Yasağı Var mı?   Urfa'da Hafta Sonu Yasağı Var mı?  



Site İçi Arama

Röportaj

Açanal'dan Atilla'ya Açıklamalar

 AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Gülender Açanal, MEDYAURFA.COM Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Nedim Atilla’yı Esentepe’deki bürosunda ziyaret etti.İşte o röpörtaj…

Anket

URFASPOR KÜME DÜŞER Mİ?
EVET
HAYIR
FİKRİM YOK

Günün Manşetleri

URFA'da Bir Kişi Daha İntihar Etti!

URFA'da Bir Kişi Daha İntihar Etti!

Günün Fotoğrafı

Önemli Linkler

Hava Durumu

"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ.."

28 Mart 2021 13:45

URFAPRESS Yazarı,Op.Dr.Yusuf Vehbi OCAK yazdı.İşte o köşe yazısı:

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ; İNSAN HAKLARI SAVUNUCULUĞU MUDUR?

Hukuk devletinde DEVLET; her ferdin yaşama hakkı başta olmak üzere diğer bütün temel haklarının teminatı ve koruyucusudur.

Şeyh Edebali’nin ünlü vecizesinde söylediği üzere; ‘’İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın’’ yasası gereği Devletler; ‘’Hukuk Devleti’’ olmayı başarabilirlerse toplumdaki hiçbir ferdin korunması için farklı uygulamalar yapılması ve yasalar çıkartılmasına gerek kalmayacaktır.


Bu erdemli yapının sağlandığı ülkelerde ne başka bir sözleşmeye ne de başka ülkelerin dayatmalarına gerek kalmaz. 2011 yılından beri Müslüman Türk Milletinin aile yapısına, sosyal hayatına , yaşam ve hayat felsefesine zehirli bir hançer gibi saplanmış olan 63 maddelik ‘’İstanbul Sözleşmesi’’ salim kafayla ve dikkatlice incelendiğinde bu senaryoyu kurgulayanların gayelerinin hiç de masum olmadığı ve asıl gayelerinin hemen anlaşılacağını düşünüyorum.


Aşağıda sıraladığım sadece üç maddenin irdelenerek akıl süzgecinden geçirilmesi bile bu metnin hazırlanma gayesini açıkça ortaya koymaktadır. Diğer maddeleri de ciddi olarak irdelendiğinde aile yapımız, millet bütünlüğümüz ve özellik le de ahlaki yapımız üzerinde çok önemli ve ciddi olumsuz etkileri olduğu tespit edilecektir.


1-Öncelikle sözleşmenin 12. Maddesini (hususen12/5 maddesini) mütedeyyin, vatan-millet sevdalısı insanlar açısından okuyup değerlendirip düşünmek gereklidir. Mesela bu maddede ifade edilen “Sözde namus, sözde örf, adet, töre ile mücadele edilmelidir’’ cümlesinden ne anlaşılması gerektiğine akıl yormak gereklidir.


Tabi bu arada bizim gibi kadim İslam kültürü toplumları için; Namus, örf, adet, gelenek ve töre’nin önemini de ayrı başlık altında konuşmak ve içinde bulundu ğumuz gerçekliği de ciddi olarak değerlendirmek gerekecektir. En töreci toplumlardan biri olan batı toplumu bu noktada bize; “Sözde namus, örf, töre vbg. ” kavramlarla mücadeleyi emrediyor. Bu madde üzerinde biraz düşünüp ve diğer maddeleri de aklınızda tutunca batının niçin bu değerlerle mücadele istediği hemen ortaya çıkmaktadır. Çünkü batı dünyası; Müslüman Türk toplumu için bu başlıkların ne ifade ettiğini ve bu değerleri hayat nizamı yapmış olmanın toplum ve devlet yapımıza nasıl güç kattığının farkındadır. Bu nedenle bu değerlerle savaşmamızı baş şart olarak ileri sürmek tedirler.

2- Sözleşmenin 3/f maddesinde ise; ‘’Kadın kelimesi 18 yaş altındaki kızları da kapsar’’ denilerek toplumumuzdaki Kadın-Kız kelimelerinin içi boşaltılarak bu kelimelerin taşıdığı mananın kendilerince (sözde medeni olmak için) bir ehemmiyetinin olmadığı vurgulanmaktadır.

Bu tavsiyeyle toplumumuz da tarih boyunca kullanılagelmekte olan, hanımların medeni halini ifade eden ‘Kadın-kız’ kelimeleri nin gereksiz olduğu, ‘’Sözde namus’’ tan ne kast edildiği ortaya konulmaktadır.13 yıldan beri, sözleş me gereği yazılı ve sözlü medyada ve hukuki metinlerde; ‘’İki yaşında kadın hayatını kaybetti’’! gibi aptalca ifadelerle tarihi ve kültürel hafızamıza bir dinamit konulmuştur.

3- Diğer bir başlık ise ‘’Cinsiyet’’ konusudur. Sözleşmenin ana konusu, varlık sebebi ‘’Kadına şiddetin önlenmesi’’ olmasına rağmen , cinsiyet kavra mının anatomik, tarihi ve kültürel manasından çıkartılarak ne idiğü belirsiz ‘toplumsal cinsiyet’ ya da ‘cinsiyetsiz toplum’ gibi bir ucube icat edilmesinin gayesi ne olabilir? Diğer maddelerde sözü edilen bazı konularla beraber düşünüldüğünde ‘’Cinsiyetsiz toplum’’ diye insan anatomisi, fizyolojisi ve insan Fıtrat’ı ile alakası olmayan bir insan ırkı yaratılmaya çalışıldığı görülmektedir.

‘’Cinsiyetsiz toplum gerçekleştirme’’nin ne manaya geldiği ve toplumumuz için tasarlanan yapının ne olduğunu araştırıp tartışılması başlı başına hayati bir konu gibi durmaktadır. Bu başlık altında LGBT vgb. gayri ahlaki ve gayri insani patolojik yaşam şekillerine ''İnsan hakları’’ başlığı altında meşruiyet kazandırmaya çalıştıklarını göz ardı etmemek gerekir. Yakın zamana kadar Dünya Sağlık Örgütü'nün(DSÖ) ''Psikolojik hastalık-cinsel sapma'' kabul ettiği eşcinsellik, batının zorlamasıyla bu listeden çıkartılarak ''Yeni Dünya düzeni planlayıcıları'' nın projeleri gereği, bir ‘’insan hakkı’’ gibi dünyaya kabul ettirilmeye çalışılmaktadır.

İstanbul sözleşmesinin kabulünden bu yana örgütlenme hakkı verilen (LGBT) örgütlerinin üye sayısı Ülkemizde 250.000’e ulaşmıştır. Kim kendi çocuğunun LGBT’ li ya da Lezbiyen olmasını ister?! Bu konu bir ‘’tercih, ya da kendi yaşam kurallarını belirleme’’ özgürlüğü değildir. Temelinde organik ,anatomik ya da psikyatrik bir geçerli sebep olmadıkça bu haller ‘’Cinsel ve psikoloji sapma’’ dır; yani hastalıktır. Kadim Türk-İslam kültürü ve bütün kitabi dinler bu durumu böyle değerlendirmektedirler.

Böylesine bir sapma ;batı istedi ve dayattı diye ‘’sözde medeni dünya yaşamı-hayat tarzı’’ olamaz, olmamalıdır. İnsanlık tarihi boyunca bütün kültürlerde ve bütün semavi dinlerde insanlar bu hastalıklı ruh hali ve cinsel sapma ile mücadele halinde olmuşlardır. İstanbul sözleşmesi ve benzeri metinler vasıtasıyla batılı toplumların ''İslam ile savaş ve mücadele'' si devam etmektedir.

Batının bu gibi sapkın küresel düşünce, tutum ve davranışlarına, doğunun kadim medeniyetlerinin doğru, gerçek ve ilahi olan ''Hayat Programları'' ile karşı çıkmaları gereklidir. Batıdan gelen her fikr’i hareketi ve ‘yaşam şekli tavsiyesini’ doğru kabul etmek zorunda mıyız? Böyle bir tavır ile hareket etmek, bir çeşit dogmacılık olmaz mı!? Kaldı ki tarih boyunca batılıların dayattığı doğmaların insanlık için yıkım ve ahlaki çöküntü olduğuna dair onlarca yaşanmış kötü örnekler vardır.


‘’Batı’’ dediğimiz ‘’Tek dişi kalmış canavar’’ hiçbir ahval ve şart altında HİLAL&HAÇ çatışmasını sürdürmekten vaz geçmemiştir. Böyle olmazsa 20yy tarihi, yüzlerce insanlık dramı ve on milyonlarca insanın ölümüne sebep olan saldırı ve savaşların yüzyılı olmaz dı! 20.yy’da yaşanan katliamların ve zulümlerin hiç birinde İslam âleminin en ufak bir başlatıcı rolü olmamıştır. Kadim İslam Milletleri böyle bir hastalıklı yaşam şeklinin bir hayat felsefesi olarak kabul etmeyerek ‘’İslam Kültürü’’ ne sahip çıkarak, tavır koymak zorundadırlar. İslam dünyası sahip olduğu Kur’an destekli hayat nizamı için bu konuda son sözü söyleyen ve kural koyan bir rol oynamak zorundadır. Hulasa İstanbul sözleşmesi asla bir insan haklarını koruma belgesi değildir.

Kadın ölümlerini ve kadına karşı uygulanmakta olan negatif ayırımcılığı da önleyememiştir. Özünde toplumlar için iyilik hedeflemeyen ‘’İstanbul sözleşmesi’’; özellikle Türkiye ve diğer İslam toplumlarında ailesel ve ahlaki çözülmeyi sağlamak için kurgulanmış kötü niyetli bir metindir, projedir. Polonya, Bulgaristan Vbg. batılı Hristiyan ülkeler bile bu sözleşmeye ‘’Aile yapımızı bozar’’ diye taraf olmamışken Türkiye’nin onaylayan ilk devlet olmasını anlamakta zorluk çekmekteyim. Müslüman Türk toplumunun sahip olduğu değerler ve tarihi kaynaklar, dünyaya yeni bir hayat nizamı ve ‘ahlak kuralları bütünü’ sunmaya çok daha elverişli değerler taşımaktadır.


Yorum Ekle

Arkadaşına Gönder

Yazdır

Bu Kategorideki Diğer Haber Başlıkları

17.04.2021 07:14 · URFA'da Bir Kişi Daha İntihar Etti!

16.04.2021 07:49 · ÖLEN GENCİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ

16.04.2021 07:05 · URFA'YA YILLARDIR GELMİYORLAR

16.04.2021 06:57 · URFA'da Bir Erkek Cesedi Bulundu

16.04.2021 06:44 · Urfa'da Hafta Sonu Yasağı Var mı?

16.04.2021 03:09 · URFASPOR PUANSIZ DÖNÜYOR

15.04.2021 07:41 · HALİLİYE ETKİNLİKLERİ DİJİTALDE

15.04.2021 07:07 · Urfa'da Ramazanda Kan Döküldü

14.04.2021 05:48 · URFA'YA KORONAVİRÜS GENELGESİ

14.04.2021 05:37 · URFA RENK DEĞİŞTİRDİ!

14.04.2021 05:20 · İFTAR YEMEKLERİ HALİLİYE'DEN

13.04.2021 16:51 · URFASPOR Kocaelispor'a Hazırlanıyor

13.04.2021 16:39 · Beklenen Oldu,Yarı Kapanma Geldi

13.04.2021 07:21 · URFA Uçak Saatlerinde Düzenleme

13.04.2021 07:16 · Karaköprü'de Yeşile Tam Hız Devam

13.04.2021 04:50 · CANPOLAT BİR MESAJ YAYIMLADI

13.04.2021 04:32 · URFA'nın 6 Yerel Ürünü Tescil Aldı

13.04.2021 03:40 · URFA'DA FECİ ÖLÜM

12.04.2021 12:27 · Evliyaoğlu'ndan 3 Dünya Şampiyonu

12.04.2021 12:24 · OTOMOBİL KURYEYE ÇARPTI

11.04.2021 08:32 · Baydilli 11 Nisan Mesajı Yayımladı

11.04.2021 08:21 · CANPOLAT'TAN KURTULUŞ MESAJI

11.04.2021 08:16 · URFA KALESİNDE GÖRSEL ŞÖLEN

11.04.2021 08:06 · Beyazgül 11 Nisan Mesajı Yayımladı

11.04.2021 02:37 · 11 Nisan İçin Pedal Çevirdiler

08.04.2021 09:13 · Haliliye Denetimlere Ara Vermiyor

08.04.2021 07:47 · URFASPOR PUANLA DÖNÜYOR

08.04.2021 07:34 · KAYIP İŞ ADAMI ORTAYA ÇIKTI

07.04.2021 08:49 · 13 Kişinin Mal Varlığına El Konuldu

07.04.2021 08:39 · URFA'DA FUHUŞ OPERASYONU

07.04.2021 08:17 · HALİLİYE BAHARA HAZIRLANIYOR

07.04.2021 04:46 · 13 Kişinin Mal Varlığına El Konuldu

07.04.2021 03:57 · Urfa'da Hayvan Hastanesi Açıldı

06.04.2021 07:51 · URFA-Akçakale Yolu Genişletiliyor

05.04.2021 07:45 · 11 NİSAN'ın Programı Belli Oldu

05.04.2021 07:27 · HALİLİYE'de Yıkım Devam Ediyor

05.04.2021 03:53 · Şanlıurfa'da Öcalan Alarmı

04.04.2021 07:45 · Vali ERİN Ve ERKUŞ'tan Uyarı Geldi

03.04.2021 08:08 · Büyükşehirde Bşk.Vekili Kim Olacak?

03.04.2021 07:51 · Büyükşehirde Mutabakata Varıldı

03.04.2021 07:41 · NASIL BİR MİLLETVEKİLİ?

03.04.2021 07:35 · Evren Sanayi Sitesi Seçimi Ertelendi

02.04.2021 12:04 · URFA'DA FUHUŞ OPERASYONU

02.04.2021 08:22 · KUŞAKLARINI CANPOLAT BAĞLADI

02.04.2021 08:15 · BİRİLERİ BİZİ DÜŞÜRMEK İSTİYOR

02.04.2021 08:09 · URFASPOR SON DAKİKADA YIKILDI

01.04.2021 07:55 · BEYAZGÜL 24 AY'I DEĞERLENDİRDİ

01.04.2021 07:45 · Urfa'da Aranan Şüpheliler Yakalandı

01.04.2021 07:40 · Urfa'daki Feci Kazada 5 Genç Öldü

31.03.2021 08:00 · URFA'DA AKILLI ŞARJ UYGULAMASI



Flash Haber

Urfa'da Hafta Sonu Yasağı Var mı?

 Koronavirüs salgınına dair yeni tedbir kararları alınırken, bir süredir hafta sonu yasaklarında muaf olan Şanlıurfa'da hafta sonu yasak olacak mı? İşte kentte merak edilen sorunun cevabı...

Köşe Yazarları

Müslüm AKTÜRK

 

İmam Hüseyin SAVAŞ

 

Op.Dr.Yusuf Vehbi OCAK

 

Mustafa ARISÜT

 

Beyhan ERGEN

 

Hüseyin GÜZEL

 

Ayten DOĞAN

 

İsmail MUTLU

 

Ahin GÜNEŞ

 

H.İbrahim TORU

 

Abuzer AKBIYIK

 

İbrahim TORU

 

Halil ÇİNİ

 

Yusuf AKTAŞOĞLU

 

Osman Ataman BİNER

 

Belgin Turan SATICI

 

İsmail ARSLAN

 

Ali ÇİZMECİOĞLU

 

Halil SAVAŞ

 

GÜLSÜM MUNAR

 

Murat Şahin ŞAHANOĞLU

 

Adullah R.ELÇİ

 

Mahmut MANCI

 

Metin ŞENAY

 

Mehmet CANBEYLİ

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

Anasayfa     Günün Haberleri     Sitene Ekle     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  17 Nisan 2021