GELECEĞİN ŞEHRİ ŞANLIURFA

14 Haziran 2026 05:15

URFAPRESS Yazarı,Prof.Dr.Ali Rıza ÖZTÜRKMEN yazdı.. 

Tarihin, Toprağın ve Geleceğin Şehri: Şanlıurfa

Değerli Okurlar,

Uzun yıllardır bu toprakların havasını soluyan, tarımından tarihine, sivil toplumundan akademik kürsülerine kadar her hücresinde emek vermiş bir hemşehriniz olarak bugün sizleri, Şanlıurfa’nın sadece geçmişini değil, geleceğini de sırtlayan üç büyük lokomotif sektörünü konuşmaya davet ediyorum: Tarım, Tarih ve Turizm. Bu üç kavram Urfa için yan yana gelmiş rastgele kelimeler değildir; birbirini besleyen, büyüten ve bu şehri dünyada eşsiz kılan kopmaz bir zincirin halkalarıdır.

1. Tarımın Devesi, Bereketin Merkez Üssü: Şanlıurfa

Şanlıurfa, her şeyden önce bir tarım devidir. 1 milyon 100 bin hektar gibi devasa bir tarım alanına ev sahipliği yapan şehrimizde, bugün itibarıyla 558 bin hektarlık alan sulanmaktadır. GAP Projesi nihayete erdiğinde ise hedefimiz, 863 bin hektarlık sulanabilir alanın tamamını suyla buluşturmaktır.

Rakamlar bu toprakların gücünü çok net ortaya koyuyor:

· Fıstık üretiminde 45 milyon ağaç varlığıyla Türkiye’de birinci sırada, dünyada ise parmakla gösterilen bir yerdeyiz.

· Fıstık, Mercimek ve pamukta Türkiye lideriyiz.

· Buğdayda 2023 yılı verilerine göre 1 milyon 718 bin ton üretimle Türkiye ikincisi iken, gıda arzının hayati önem taşıdığı günümüzde üretimimizi daha da yukarı taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz.

· Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı 60 bin çiftçimiz ve 32 bin hayvancılık işletmemiz ile yaklaşık 100 bin üreticimiz bu toprakta alın teri döküyor.

Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Son yıllarda ortalama yağış miktarı 400 mm civarında seyreden şehrimiz, ciddi bir kuraklık ve iklim krizi baskısı altındadır. Tarım arazilerimizin betonlaşmasına karşı durmak, mevcut su kaynaklarımızı (yıllık potansiyelimiz olan 35 milyar 185 milyon m³ suyu) vahşi sulamayla heba etmek yerine modern, basınçlı ve borulu şebekelerle korumak zorundayız. Toprak kanunundan taviz vermeden, eski sulamaları modernize ederek tarım arazilerimizi gözümüz gibi korumalıyız.

2. Tarihin Sıfır Noktası ve Turizmin Kalbi: Göbeklitepe

Urfa’nın tarımdaki bu bereketi, tesadüfi bir coğrafi kader değildir; kökleri insanlık tarihinin başladığı yere kadar uzanır. İşte bu noktada şehrimizin ikinci büyük lokomotifi olan Tarih ve Turizm devreye giriyor.

Dünya tarihini altüst eden Göbeklitepe, henüz çok küçük bir kısmı yeryüzüne çıkarılmış olmasına rağmen insanlığın ortak mirasıdır. Yapılan yeraltı radarı araştırmaları, 90 bin

metrekarelik (yaklaşık 20 futbol sahası) bu devasa alanda en az 20 tapınağın daha gömülü olduğunu gösteriyor.

Bizi en çok heyecanlandıran ise şu tarihi tespittir:

Avcı ve toplayıcı toplulukları Göbeklitepe gibi merkezlerde sürekli olarak bir araya getiren inanç ritüelleri, buradaki kitleleri doyurma ihtiyacını doğurmuş; bu da insanoğlunu yerleşik hayata geçmeye ve yabani buğdayı evselleştirerek tarımsal üretime başlamaya yöneltmiştir.

Yani bugün üzerinde tarım yaptığımız bu topraklar, bundan 12 bin yıl önce tarım devriminin ilk adımlarının atıldığı, insanlığın ilk buğdayı ürettiği yerdir. T şeklindeki steller üzerindeki hayvan kabartmalarıyla dünyanın en eski plastik sanat merkezine ve ilk heykel atölyelerine ev sahipliği yapan Şanlıurfa, kültür turizminde dünyanın başkenti olmaya adaydır.

3. Geleceğe Doğru: Sektörlerin Sinerjisi

Değerli dostlar, Şanlıurfa sadece buğday, pamuk üreten ya da sadece tarihi kalıntılardan ibaret bir şehir değildir. Burası balıkçılıktan seracılığa, gastronomi turizminden arkeolojiye kadar devasa bir potansiyeli bağrında taşıyan dinamik bir metropoldür.

Eğer bizler:

1. Toprağımızı erozyondan koruyabilir,

2. Suyumuzu tasarruflu kullanarak GAP’ın kalan 1,2 milyon hektarlık sulama yatırımlarını tamamlayabilir,

3. Tarihi mirasımızı, ekolojik tarım ve sürdürülebilir turizm konseptleriyle dünyaya doğru anlatabilirsek;

İşte o zaman GAP Master Planı'nda öngörülen o büyük hedeflere; bölge insanımızın refahının katlanarak artmasına, istihdamın büyümesine ve Şanlıurfa’nın küresel bir marka haline gelmesine şahitlik edeceğiz.

Bu topraklar bize geçmişin mirası, geleceğin ise emanetidir. Tarımımıza, tarihimize ve doğamıza sahip çıkmak hepimizin en büyük görevidir.

Toprağınız bereketli, suyunuz aziz, geleceğiniz aydınlık olsun.


Prof. Dr. Ali Rıza ÖZTÜRKMEN

TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Başkanı– Şanlıurfa