DEĞİŞİM RÜZGÂRLARI

06 Haziran 2026 05:59

URFAPRESS Yazarı Ekrem GERGİNCİ'nin kaleminden.İşte o köşe yazısı: 

FUTBOLDA DEĞİŞİM RÜZGÂRLARI

Liglerin tamamlanmasıyla birlikte Türk futbolu; teknik direktör hamleleri, yönetim kongreleri ve transfer iddialarıyla yine hareketli bir döneme girdi. Bu değişim rüzgârı, yerelde de Şanlıurfa futbolunun gündemini tamamen ele geçirmiş durumda. Şanlıurfaspor Kulübü Başkanlığına seçilen Sayın Hasan Avcı ve yönetim kurulunun yanı sıra, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanlığına seçilen Murat Basyan ve ekibini yürekten tebrik ediyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Bu kongrelerin demokratik, şeffaf ve sorunsuz bir atmosferde gerçekleşmesi, şehrimizin spor kültürü adına son derece kıymetli bir kazanımdır.

Ancak şu gerçeğin altını kalın çizgilerle çizmek gerekir: Hem Şanlıurfaspor hem de ASKF yönetimi, sadece birer koltuğu değil; şehrin sporunda adeta kronik bir hastalığa dönüşen "gelişememe" sorununu tedavi etme sorumluluğunu da üstlenmiştir.

Günümüzde gençleri sosyal medyanın esaretinden ve her türlü zararlı bağımlılıktan korumanın en etkili yolu spordur. Genç nüfus yoğunluğunda Türkiye'nin zirvesinde yer alan Şanlıurfa için bu konu, bir tercihten ziyade hayati bir zorunluluktur. Bu nedenle sporun direksiyonundaki kurumlar, bu hassasiyeti omuzlarında hissederek artık patinaj yapmayı bırakmalı; şehir sporunu ve Şanlıurfa gençliğini hak ettiği yukarıya taşıyacak radikal adımları atmalıdır.

---

### Milli Takım ve Türk Hakemliğ;

Önümüzdeki pazar günü itibarıyla A Milli Futbol Takımımızın Dünya Kupası serüveni başlıyor. Turnuvaya katılan ülkelere ve takımımızın potansiyeline baktığımızda, çeyrek final kapısını rahatlıkla aralayacağımıza, orada edineceğimiz turnuva tecrübesiyle daha da ileriye gidebileceğimize inancım tam. Temennimiz, bu yolculuğun finalle taçlanmasıdır.

Milli takımımız, tam anlamıyla bir "turnuva takımı" kimliğine büründü. Teknik direktörümüz Vincenzo Montella, takıma her yönüyle hakim olmakla kalmamış; futbolcuların hem sevgisini hem de sonsuz güvenini kazanarak harika bir turnuva organizasyonun takımı hazırlamış durumda. İnşallah bu birlikteliğin sonu büyük bir zafer olur.

Bu büyük organizasyonda ülkemiz adına en üzücü durum ise sahada tek bir Türk hakeminin bile görev almayacak olmasıdır. Son dönemde Türk hakemliğinin içine düştüğü kaos, "Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir" dedirtmiş ve beklentileri zaten sıfırlamıştı. Dolayısıyla bu turnuvada düdük çalamayacak olmamız sürpriz değil, acı bir sonuçtur.

Aslında bu sahnede yer almayı hak eden, üst düzey yetenekte hakemlerimiz yok mu? Elbette var. Ne yazık ki Türk Hakemliğinin kötü yönetim anlayışı ve sistem hataları, o yetenekli hakem kardeşlerimizi de bu makus kadere mahkûm etti.

Merak etmeyin; bundan sonraki yazılarımda bu kötü yönetimlerin sebep ve sonuçlarını, Türk hakemliğinin tabandan zirveye kadar kangren olmuş tüm sorunlarını neşter vurarak, detaylarıyla ele alacağım.

Şimdilik görüşmek üzere...